Otomobil,Otomobil >

Paris Tatilnde ulaşım imkanları Google

Paris Metrosu, öncelikle şehir merkezinde yeralan istasyonları ve Art Nouveau’dan etkilenerek inşa edilmiş mimari yapısıyla dikkatleri üzerine çeker. Toplamda 211 km uzunluğundaki bu hızlı aktarma sistemi, 16 hatlıdır. Hatlar 1′den 14′e kadar numaralandırılmıştır ve iki tane de 3bis ile 7bis adı verilmiş küçük hat mevcuttur. Bunlar önceleri 3. ve 7. hatların birer kollarıyken daha sonra bağımsız birer hatta dönüşmüşlerdir. Mimar Hector Guimard tarafından tasarlanan istasyon girişlerinin 86’sı, orijinal hallerini günümüzde de korumaktadır. 1845 Yılında, Paris, şehir yönetimi ve demiryolu şirketleri, şehir içi bir demiryolu ağı kurmayı planlıyorlardı. Bu dönemde ortaya atılan iki farklı görüş, çeşitli tartışmalara ve bunun sonucunda da gecikmelere neden oldu. Demiryolu şirketlerinin kabul ettiği görüş, Londra turları‘nın da uygulamasını yaptığı şekilde, varolan şehir hatlarına yeni yapılacak yeraltı şebekesinin eklenmesiydi. Şehir yönetiminin görüşü ise tam tersi olarak varolan hatla hiçbir bağlantısı olmayan, tamamen yeni ve bağımsız bir şebeke kurmaktı. İki taraf arasında 1856′dan 1890′a kadar süren bu anlaşmazlık, şebekenin yapımını engelledi.Bu süre içerisinde Paris turları şehrinde hızla artan nüfus ve meydana çıkan trafik problemi, şebekenin inşa edilmemesi durumunda bu sorunların altından kalkılamayacağı gerçeğini ortaya koydu ve nihayetinde 1986′da yapım çalışmalarına başladı.Paris Metrosu’nun başlangıç hattı 1900 yılında, Dünya Fuarı Evrensel Sergisi sırasında törenle açıldı. Sistem, 1. Dünya Savaşı’nın patlak vermesine kadar çok çabuk genişledi ve metro ağının çekirdeği, 1920′de tamamlandı. Şehir merkezi sınırlarından dışarı, komşu banliyölere giden ilk uzantıların yapımı ise 1930′larda tamamlandı. Ayrıca Hat 11 de bu dönemde tamamlandı. Otomobil çağı (1950-1970 yılları arası) sırasındaki duraklamadan sonra ise diğer birçok banliyö de uzantılarla hatlara dahil edildi. Teknik kararlar, orjinal ağın dizaynına, istasyonlar arasındaki mesafelere, az sayıda yolcu profilli trenlere ve uzantıları belirleyen limitlere göre alındı. İlave taşıma kapasiteleri, ve büyüyen tranway ağı, 1960′lardan itibaren oluşturulan Regional Express Network (RER) ağıyla desteklendi. Bununla beraber 20. yüzyılın sonunda Paris Metrosu, RER ağına ait Hat A’nın yükünü hafifletmek amacıyla tam otomatik olan Hat 14′ün açılışını yaptı. Hat 14, 70 yıl aradan sonra RER değil de Metro tarafından açılan ilk hat oldu. Sürücüsü olmayan bu hattaki trenlerde, intihar girişimlerini engellemek amacıyla özel pencereler kullanıldı. Metro ağı, geçmişte ve günümüzde bazı kazalara da sahne olmuştur. 10 Ağustos 1903′de çıkan yangında 84 kişi hayatını kaybederken, alınan önlemlerle uzun süre bu tür bir facia yaşanmamıştır. 30 Ağustos 2000′de hızdan ve kontrolün kaybolmasından kaynaklanan bir problem nedeniyle, Notre-Dame-de-Lorette İstasyonu’nda 24 kişi hafifçe yaralanmıştır. Son olarak ise 6 Ağustos 2005′de ise Simplon İstasyonu’ndaki bir trende kısa devre sonucu meydana çıkan yangında, 19 kişi yaralanmıştır. Paris Metropolitan Railway Company (CMP) adındaki, bu ulaşım ağının büyük kısmını işleten şirket, kısaca Métropolitain olarak bilinmektedir. İlk birkaç yıl içinde bu isim Metro olarak kısaltılmıştır. Günümüzde ise işletmesini, RER ağının bir kısmını, ayrıca Paris’deki ve çevre banliyöler arasındaki otobüs ve tranvay hatlarını da işleten “Régie autonome des transports parisiens” adında kamuya ait bir taşımacılık şirketi üstlenmiştir.Bugün Paris Metrosu günde ortalama 4,5 milyon yolcuyu taşımaktadır ve 62’si başka hatlara bağlantı sağlayan, 297 adet istasyonla hizmet vermektedir. Trenler, ağa bağlı her istasyonda yılın her günü sabah 05:00 ile gece 01:00 arasında hizmet verirler. Aralık 2006′dan itibaren ise cumartesi geceleri ve tatil öncesi gecelerde, saat 02:15′e kadar hizmet vermeye başlamışlardır. 2007 Aralığından itibaren cuma geceleri de istasyonların 02:15′e dek açık kalması planlanmaktadır.Yeni Yıl, the Fête de la Musique (Müzik Günü) ya da Nuit Blanche (Beyaz Gece) gibi özel günlerde ise şebeke kısmi olarak tüm gece açıktır. Bu durum sadece ana istasyonlara ve hatlara (1,2,4,6), RER hatlarındaki bazı istasyonlara ve otomatik hatta (14) ait tüm istasyonlara özeldir. Standart geçiş için kullanılan tek bilete “t” (ticket) adı verilir. Bu bilet, tüm Metro’da ve RER’in 1. bölgesinde 2 saat boyunca geçerlidir. Tek parça olarak (1.40 Avro) satın alınabildiği gibi 10′u bir arada olan şekliyle de (10.90 Avro) alınabilmektedir. Limitsiz olarak kullanılabilen paso çeşitleri de vardır. Haftalık ve aylık olarak bulunabilen pasoya “Carte Orange”, günlük olanına ise “Mobilis” denmektedir. Yıllık olanının (İntegrale) yanı sıra, bir de Paris’e gelen ziyaretçilerin sıklıkla kullandığı 2-3 ya da 5 günlük pasolar mevcuttur ki bunlara da “Paris Visite” denmektedir.2001 yılından itibaren, kademeli olarak bir gün tamamen carte orange’ın yerini alacak olan “Navigo Pass” hizmete girmiştir. Bunlar aylık ve ya haftalık olarak yeniden doldurulabilen kişiye özel biletlerdir. Diğerlerinden farklı olarak manyetik yapılı olmayan bu biletler RFID alt yapılı ve temas gerektirmeyen akıllı kartlardır. Normal biletlerle ve ya pasolarla Metro girişlerine giren yolcular turnikeye girmeden önce biletlerini makinaya sokarlar ve geçtikten sonra da makinadan çıkan bileti alırlar. Yolculuk boyunca yanlarında taşımaları gereken bu bilet istendiğinde görevlilere gösterilmelidir. Navigo Pass kullanımında ise kartın turnikedeki sensore yaklaştırılması yeterlidir hatta yeterince yaklaştırıldığında makinanın okuması için cüzdandan çıkartılmasına bile gerek kalmamaktadır

parisparis de ulaşım ücretleriparis metro bileti kaç liraparis metro biletleri cart orangePARİS METROSU İLE ULAŞIM

Brüksel Avrupa tatili Google

Büyük Meydan (Grande Place):UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Büyük Meydan, Brüksel turları‘in merkezi konumunda. Burası, 13. yüzyılda barok ve gotik uslupta inşa edilen birçok yapıyla çevrili. Turistlerin de ilk olarak ziyaret ettikleri yer. Etrafı birçok kahve ve lokantayla çevrili. Burada çiçek pazarı da mevcut. Meydanda yer alan Manneke Piss heykelcikleri, Belçika’nın da sembolü sayılıyor.Place Royale: Antik ve modern sanat müzelerinin yan yana bulunduğu bölgeye, Büyük Meydan’dan ayrılıp küçük bir tepeyi tırmanarak ulaşıyorsunuz. Burada yer alan her iki müze, birbirine bağlı olarak inşa edilmiş. Yine aynı bölgede hemen yakınlardaki Müzik Enstrümanları Müzesi, çok katlı bir Art Nouveau mimarı harikasının içinde konuşlandırılmış.Çizgi Roman Müzesi:Ünlü Tenten sergileriyle olduğu kadar Belçikalı mimar Victor Horta tarafından inşa edilen ve bir Art Nouveau klasiği sayılan güzel binasıyla da dikkat çekici.Atomium: Atom çekirdeğinin 102 metre yüksekliğindeki bu figürü, modern Brüksel’in simgelerdinden biri sayılıyor. Atomium’un yemyeşil bir parkta olması da bu yapıyı görmek için ayrı bir neden oluşturuyor. Üstelik bu çekirdeğin toplarına çıkıp Brüksel’i seyredebilirsiniz.Cinquantenaire Parkı: Yemyeşil bu parkta dolaşırken, içerisinde bulunan Sanat ve Tarih Müzesi’ni, Askeri Müze’yi, camiyi, otomobil dünyasını görebilirsiniz.Mini Europe: İstanbul’da bulunan ‘Miniaturk’ün bir benzeri olan yer, Avrupa turları‘nın en ünlü yapılarının küçük kopyalarından oluşuyor. Değişik ülkelere ait olan mini eserlerin yan tarafında bulunan butonlarına basıp o ülkenin milli marşını dinleyebiliyorsunuz.

Ville de Paris Tatili Google

Seine Irmağı’nın her iki yakasına kurulmuş olan kent, Fransa turları‘nın kuzey kesiminde bulunur ve sarmal bir dönüşle merkezinden çevreye birbirini izleyen 20 ilçeye ayrılmıştır. Şehrin, ırmağın kuzeyinde kalan bölümüne Sağ Yaka, güneyinde kalan bölümüne ise Sol Yaka ismi verilmiştir.Paris, Manş Denizi’ne dökülen Sen Irmağı’nın ağzından 375 km içeridedir. Buna rağmen, Seine Irmağı kanallar ve akarsular yoluyla Manş Denizi ve Akdeniz turları‘e, Almanya turları‘ya, Belçika’ya ve Fransa’nın öbür bölümlerine de bağlı olduğu için bir liman kenti sayılır. Paris, Orly ve Charles de Gaulle adlarında iki uluslararası havalimanına sahiptir.Paris şehir planında genellikle her katında iki ya da daha fazla daire bulunan altı katlı apartmanlar vardır. Şehirdeki bulvarlarda bulunan kafeler Paris turları halkının en büyük uğrak yerleridir. Paris’te ulaşım ise otomobil, otobüs ve metroyla sağlanır. Fransa’nın kara ve demir yolları Paris’ten başlayarak tüm ülkeye yayılmaktadır. Şehrin güneyindeki sanayi bölgesinde tabakhaneler, çimento, bira ve tütün fabrikaları bulunmaktadır. Uçaklar, lokomotifler, elektrikli araçlar, kimyasal maddeler ve ilaçlar, Paris’in sanayi ürünleri arasındadır. Paris aynı zamanda Fransa’nın film yapım merkezidir.Paris bir çok açıdan New York, Londra turları ya da başka bir Avrupa turları şehrinden daha çok iş havasında ve hızlandırılmış bir atmosfere sahiptir. Parisliler kaba ve kibirli oluşlarıyla ünlüdürler. Gene de Parislilerin bu kaba halleri kendilerine gösterilen küçük bir nezaketle bile hemen tersine döner. Bir dükkana girdiğinizde söyleyeceğiniz “Bonjour, Madame”, birinin dikkatini çekmek istediğinizde kullanacağınız “excusez-moi” ya da yanlışlıkla birine çarptığınızda ya da bir hata yaptığınızda Pardon demek en asık suratlı mağaza görevlisini bile gülümseyen bir yardımcıya ve en huysuz insanı da anlayışlı bir vatandaşa dönüştürebilir. Nezaket Fransa’da oldukça önemlidir. Parisli şehir sakinleri genellikle insanlardan kalabalık içindeyken ölçülü bir ses tonuyla konuşmalarını beklerler. Trende ya da metroda yüksek sesle konuşan insanlara bakışlarıyla rahatsızlıklarını belirtirler. Genellikle işten dönen bu insanlar yorgun olduklarından gürültüden oldukça rahatsız olurlar. Paris’te yaşayanların geniş çoğunluğu turistlerle ilgilenmekten hoşlanmazlar ama kibarca sorulduğunda her Fransız size sorununuzda yardım edecektir. Paris’i gezmek için araba kiralamak kötü bir fikirdir. Trafik yoğunluğunun yanısıra özellikle turistik mekanların etrafında park yeri bulmak güçtür. Bu sokaklar arabanın icadından çok önce inşa edildiğinden, arabayla gezinti için uygun değildir. Parislilerin çoğu da bu yüzden araba sahibi değildir. Yine de Vaux-le-Vicomte Kalesi gibi şehir dışındaki mekanlara arabayla gidilebilir. Bu gibi durumlarda arabayı Paris’in dışındaki bir yerden kiralamak daha uygun olacaktır. Paris’de yürüyüşe çıkmak yaşanabilecek en büyük zevklerden biridir. Eğer kendinizi sayısız cafe ve dükkana girmekten alıkoyabilirseniz tüm şehri bir iki saat içinde baştan sona geçmek mümkündür. 2012′ye kadar şehrin merkezinin tamamen yürüyerek, bisikletle veya metroyla gezilebilecek hale getirilmesi planlanmaktadır. Bir kaç yıl içinde ise 1. 2. 3. ve 4. bölgelerin trafiğe tamamen kapatılması düşünülmektedir. Gidilecek mesafenin iki duraktan az olduğu durumlarda, metroya binmektense yürümek şehri tanımak açısından en iyi tercihdir.
amsterdam tur

Herşey dahil tatil köyü’nün kötü yanı Google

Araştırmaya göre müşterilerin, aldıkları hizmetten duydukları memnuniyetin bir ifadesi olarak tanımlanan bahşiş, her ülkede farklı uygulanıyor. Bazı ülkelerde yazılı, bazılarında ise sözlü kurallarla belirlenen bahşişler, kimi ülkelerde de ‘ayıp’ sayılıyor. Araştırma Türkiye’de geçerli olan ‘her şey dahil’ sisteminin ciddi bahşiş kaybına yol açtığını da gösteriyor.Araştırma, Türkiye’nin kıyı bölgelerinde hızla yayılan her şey dahil sistemi ile birlikte otellerdeki bahşiş uygulamasının büyük oranda azaldığını ortaya çıkarıyor. Bu sistemle çalışan tesislerde, müşterilerin isterlerse “Tip Box” denilen bahşiş kutusuna para bıraktıkları, burada toplanan bahşişlerin ise daha sonra çalışanlar arasında birimlere göre paylaştırıldığı ifade ediliyor.İTALYA, Almanya turları VE ABD’DE DURUMbahşiş verme, kimi ülkelerin Yurtdışı turları tanıtım bürolarındaki bilgilendirme broşürlerinde bile yer alan bir uygulama haline geldi. Örneğin, çeşitli ülkelerin Almanya’da bulunan tanıtım bürolarının yetkilileri tatil öncesi bilgi almak için gelen turistlerin “Bahşiş var mı? Bahşiş vermek zorunlu mu? Ne kadar bahşiş vermeliyiz?” gibi sorular sorduklarını belirtiyorlar.Almanya’nın Frankfurt şehrindeki İtalyan Turizm Merkezi’nin (ENIT) Müdürü Marco Montini, konuyla ilgili olarak kendilerine çeşitli sorular sorulduğunu belirterek turistleri “İtalya’da bir lokantada, hesabın yüzde 10’u kadar bahşiş muhakkak beklenir,” şeklinde bilgilendirdiklerini söylüyor.Alman Otomobil Kulübü ADAC da, müşterilerinin gözlem ve bilgilerinden yola çıkarak, otellerde valiz taşıyan personele bahşiş vermenin artık neredeyse standart kural olduğunu belirtiyor. Buna karşılık Hamburg’daki VisitDenmark Yetkilisi Rainer Büchtmann, bahşiş hakkında soru soran turistlere Danimarka’da bahşişin adının bile pek bilinmediğini söylediklerini belirtiyor.Frankfurt’taki ABD tanıtım ofisi Visit USA Committee’nin başkanı Rita Hile ise ülkesinde hizmet fazla beğenilmese de bir lokantada yüzde 10’dan az bahşiş verilirse garsonların bunu hakaret olarak algıladığını, bahşiş uygulamasının ABD’de yazılı olmayan bir kural haline geldiğini, bu nedenle de bahşişin hesapla birlikte nakit ya da kredi kartıyla ödenebileceğini ifade ediyor.Bunların yanı sıra, kimi ülkelerde bazı müşterilerin bahşişi bir ‘güç’ ve ‘üstünlük’ gösterisi olarak kullandıkları; kimi ülkelerde ise garson, komi ve oda servisi elemanları gibi personelin maaş ve alacaklarının bahşişler göz önünde tutularak düzenlendiği de araştırmanın sonuçları arasında yer alıyor

herşey dahil tatil köylerikocaeli havuzlu tatil yerleriihlas armutlu tlf noihlas armutlu tatil köyü yeme içmeihlas armutlu tatil evleri yeme içme fiyata dahilmiihlas armutlu herşey dahilihlas armutlu evleri şikayetlerhesaplı tatil yerlerihersey dahil ucuz yollu tatilkusadası hersey dahıl

Bayram trafiğine dikkat Google

BURSA/EDİRNE – Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği araştırma Derneği Başkanı İhsan Memiş, her yıl dini bayramların uzun olması nedeniyle iller arasındaki akraba ziyaretleri veya Tatil yerlerine gitmelerin arttığını söyledi.
Bu durumun trafikte yoğunluğa yol açtığını ifade eden Memiş, bu yoğunluğa bağlı olarak ölümlü kazaların sayısının arttığını ve dini bayramların sevinç ve buluşma yerine çok üzücü hale dönüştüğünü belirtti. Memiş, 2003-2008 yılları arasında ramazan bayramlarında toplam 35 gün tatil kullanıldığını bildirerek, şunları kaydetti: ”Bu 35 günlük dönemde 250 ölümlü trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda 611 kişi olay yerinde öldü, 13 bin 680 kişi yaralandı. Yaralananlardan bir bölümünün, Sağlık kuruluşuna götürülürken yollarda, hastanelerde ölmesiyle toplamda ölü sayısı 679 oldu. Son 6 yıla bakıldığında ramazan bayramı tatillerinde gün başına ölü sayısı yaklaşık 20 kişiyi bulmaktadır.”
KAMYON VE TIR UYARISI
Türkiye’de bu yıl haziran ayı sonu itibarıyle 2 milyon 850 bin kamyon, tır ve kamyonet bulunduğunu ifade eden Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği Başkanı Memiş, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Yani toplam araç sayımızın yüzde 21′ini kamyon, tır ve kamyonetler oluşturuyor. Bunların yıllık kazaya karışma oranı da otomobillerden sonra gelmektedir. Bu nedenle Ramazan Bayramında yük taşımacılığında gecenin tercih edilmesi, çok zorunlu meyve, sebze veya ilaç gibi taşımacılık dışında kamyon ve tırların yola çıkmaması, böylece yolcu taşımacılığına öncelik verilmesini bekliyoruz. Böylece ölümlü kazaların en aza indirilmesinde önemli katkı sağlanmış olacak.” Toplam araçların yüzde 49,5′ini oluşturan Otomobil sahiplerinin ise yola çıkmadan önce lastikleri başta olmak üzere araçlarını kontrol etmelerini öneren Memiş, şöyle dedi: ”Kesinlikle ‘kabak’ diye tabir edilen aşınmış lastiklerle yola çıkılmamalı. Mümkünse gündüz ve tecrübeli şoförlerle yola çıkılmalı, aşırı hız yapılmamalıdır. Sürücüler, yorgun ve uykusuz yola çıkmamalı, mutlaka her 3 saatte bir mola yerlerinde dinlenmeli, emniyet kemerlerini takmalıdır. Özellikle arife gününde trafik yoğunluğu artacağı için sürücülerin cuma gününden yola çıkmalarını öneriyoruz.”
BAYRAMIN İLK VE SON GÜNÜ YOLA ÇIKMAYIN
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi, Travmatoloji ve Acil Tıp Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mert Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ramazan Bayramı’nda ”trafik kurbanı” olmamak için sürücülerin kurallara, işaret ve hız limitlerine uymasını önerdi.
Türkiye’de son 10 yılda kazalarda 50 binden fazla kişinin öldüğünü, 1 milyondan fazla kişinin yaralandığını belirten Özcan, yılın ilk 7 ayında meydana gelen 152 bin 710 kazada ise 1634 kişinin hayatını kaybettiğini, 89 bin 617 kişinin yaralandığını bildirdi.
Ramazan Bayramı’nın ilk ve son günlerinde trafik kazalarının arttığının tespit edildiğini ifade eden Özcan, çok zorunlu olmadıkça bu günlerde yola çıkılmaması gerektiğini vurguladı. Bayram dönemlerinde son derece üzücü trafik kazalarının yaşandığını hatırlatan Özcan, şunları kaydetti: ”Vatandaşlarımızdan yollarda mutlaka trafik kurallarına uymasını istiyoruz. Seyir halindeyken mutlaka emniyet kemeri bağlı olmalı. Bağlı olmadığı zaman bir kaza anında araçtaki kişi camdan fırlıyor. Bu çok ciddi yaralanmalara ve ölümlere neden olabiliyor. Sürücüler, direksiyon başındayken dikkati dağıtacak işlerden kaçınmalı. Sigara içmemeli, cep telefonuna yanıt vermemeli, mesaj okumamalı. Kaset ve CD çalarla uğraşmamalı. Yorgun, uykusuz olarak yola çıkmamalı.” Trakya bölgesinde motosiklet kazalarının çok fazla olduğunu bildiren Özcan, ”Son 5 yılda motosiklet kazası sonucu 212 kişi yaralanmış. Bunların hepsi ölümle sonuçlanabilecek çok ciddi yaralanmalar. O nedenle sürücüler kullandıkları motosikletlerin bakımı yapmalı. Aşırı hız ve yarışlardan kaçınmalı. Koruyucu ekipmanları kullanmalı” dedi.
İLK YARDIM
Bayram trafiğine dikkat
antalyada evlere masaja giden kadınların telefon numaralarıceyhan ayas yolu üzeri kaza ramazan dündar araba resmimısırın bayramlarımısırın bayramları ne zaman

Bayram’da İstanbul’da yapılacak 10 şey Google

İSTANBUL – Hafta sonu ile birlikte toplam 4 gün olan Ramazan Bayramı tatilini nasıl değerlendireceğiniz konusunda plan yapmakta zorlanıyor musunuz?
Bu bayramda da aileniz ile vakit geçirebilir, nostaljik gezintilere çıkabilir ya da akraba ziyaretleri gerçekleştirebilirsiniz. Bunların yanına mağazaların kapalı olduğunu ve televizyonda da hiçbir şey olmadığını düşünürsek tatilinizin heyecanlı ve renkli geçmesi için zengin bir listeye ihtiyacınız olacak gibi.
İstanbulluların Yaşam portalı olan www.istanbul.com İstanbullulara ve İstanbulseverlere ekonomik, eğlenceli, hareketli kısacası dopdoplu bir bayram listesi hazırladı. Listede Asmalı Mescit’in daracık sokakları ve Beyoğlu’nun farklı yüzünü yeniden keşfederken Haliç adalarını yakından ve yüksekten görebileceğiniz inanılmaz manzaraya sahip Pier Loti’ye, Modern sanatın kalbi Bienal’den nefis taze balık yemek için Anadolu ya da Rumeli Feneri’ne ufak bir gezintiye kadar yok yok.
10 MADDEDE BAYRAM ÖNERİLERİ
1. Boğaz Keyfi: Vapurla Boğaz keyfi bayramda ayrı bir güzel… Kanlıca’da verilecek yoğurt molası ile birlikte sabah serinliğini yaşayacağınız bu noktadan sonra vapur yolculuğuna devam edin!
2. Prens Adaları: Prens Adaları’nda bayramın bir günü… Bizlere İstanbul’un ne güzel bir şehir olduğunu, Otomobil ve kaostan uzak, insanın kendi ile buluşma adresleri olduğunu hatırlatan adalara ufak bir gezinti… Ve sonrasında Burgaz’da Sait Faik’in favori mekânı Kalpazankaya’da yenecek bir akşam yemeği…
3. Asmalımescit ve Beyoğlu: Asmalımescit’i yeniden keşfetmek. İstanbul’un kalbi Beyoğlu’nda eskiyle modernin kesiştiği bir mekânda biraz sohbet, biraz Eğlence sizi bekliyor.
4. Bienal: Bienal mekânlarını gezmek… Sanat dünyasının iki senede bir gelen zirvesi bayramda da sizleri bekliyor.
5. Rahmi Koç Müzesi: Rahmi Koç Müzesi’ne aile boyu bir ziyaret… Haliç kıyısında çocuklardan yetişkinlere kadar herkesin ilgisini çekecek Türkiye’nin modern müzelerinden Koç Müzesi, tarih ve sanatla iç içe olmanızı sağlayacak.
6. Belgrad Ormanı: Sonbaharın renk cümbüşünü, Belgrad Ormanı’nın temiz havasında yürüyüş yaparak çıkarın.
7. Eyüp – Pier Loti: Eyüp Camii’nde bayram duası ve ardından Haliç adalarını yakından ve yüksekten görebileceğiniz inanılmaz manzara Pier Loti’ye teleferik seremonisi ile ziyaret. İçilecek Türk kahvesinin tadı damağınızda kalacak.
8. Sirkeci: Bayram şekeri için Hacı Bekir ya da şekerci Cafer Erol’da noktalanacak Sirkeci turu…
9. Arnavutköy: Arnavutköy – Rumelihisarı arasında Eylül ayının güzelliğine bir Boğaz yürüyüşü ekleyin! Yolda Bebek Badem Ezmecisi’nden badem ezmesi almak, Rumelihisarı’nda demli bir çay içmek alternatifler arasında…
Bayram’da İstanbul’da yapılacak 10 şey