İçmeler Kaplıcası Kuşadası ilçesine 7 km. uzaklıktadır. Kaplıca suyu kaynak şeklinde olup, çamuru özellikle cilt hastalıklarına iyi gelir.
akbank
Gelir,Gelir >
İÇMELER LAPLICASI 
Doğada hayatta kalmanın yolları 
BÖLGE DEĞERLENDİRMESİNİ İYİ YAPINDağlar: Üzerinde ağaç yetişmeyen dağlarda barınak bulmak zordur. Kayaların, kar ve buzların yamaçlardan yuvarlanma ve havanın ani değişme riski vardır. Ilıman iklimli ormanlık bölge: Ormanda ölü ağaçların üzerinize düşme tehlikesi vardır. Karşınızda yaban domuzu çıkabilir. Barınak kurmak için bol malzeme ve yiyecek bulabilirsiniz ama hareket imkanı zordur. Savana: Su bulunması çok önemlidir. Düzlük alanlarda otoburları avlayan yırtıcı hayvanlar tehlikeli olabilir. Sahil ve deniz: Denizi hafife almayın. Gelgit bölgelerinde düz kumluk alanlarda yol almak, iç bölgelerin kum tepeleri ve dağlık arazilerinden çok daha kolay olur.HAVAYI DEĞERLENDİRMEYİ BİLİNBulutlar ne kadar yüksekteyse hava o kadar güzel olacak ve ani değişim yaşanmayacak demektir. Fırtına bulutları genellikle yeryüzüne yakın mesafede büyük kümeler halinde hareket eder. Bulutlar yeryüzüne çok yaklaştığındaysa sis meydana gelir. Geceleri gökyüzünün kırmızı olması iyi havayı işaret eder. Şafak vaktinde gökyüzünün kırmızı bir renk olması havada çok fazla nem olduğunu gösterir. Güneş ışınları bulutlardan yansıyarak kırmızı rengi oluşturur. Bu, fırtınanın yaklaştığının habercidir. Hayvanlar bütün hava hareketlerine sebep olan hava basıncı değişimini hisseder. Bir fırtına ya da kar yaklaşıyorsa normalde yüksek irtifada yaşayan çoğu otçul hayvan, düzlüklere iner. Eğer yağış üzerinize doğru geliyorsa çevrenizdeki kozalaklar havadaki nemi emerek kapanır.PUSULANIZI KAYBETTİYSENİZ YENİSİNİ YAPINEğer demir içeren bir metal parçası serbest bırakılırsa kuzey-güney eksenini gösterene kadar sallanacaktır. Metal, Dünyanın manyetik alanından etkilendiği için ekseni bulur. Bundan yararlanarak kendi pusulanızı yapabilirsiniz. Bunun için: Bir iğneyi ipekten bir bez parçasına sürekli olarak aynı yöne doğru sürtün. Bu, statik elektrik yüklenmesine neden olur. Su dolu bir kapta uzun, yassı bir yaprak yüzdürün ve iğneyi üzerine yerleştirin. İğne, kuzey-güney eksenini gösterecektir. İğne durduğunda, diğer işaretlere (güneşin doğudan doğup batıdan batması, Kutup Yıldızı) bakarak kuzey yönünü belirleyin ve işaretleyin. Bundan sonra düzeneği pusula olarak kullanabilirsiniz.DEREDEN KOLAY GEÇMENİN YOLLARITek başınıza geniş bir dereden geçeceksiniz uzun bir sopa bulun. Sopayı önünüze dayayın ve ayaklarınızı çapraz yönde öne doğru hareket ettirerek ilerleyin. Ayaklarınızı sürüyerek kısa adımlar atın. Eğer birkaç kişiyseniz sudan birbirinize sarılarak geçebilirsiniz. Kollarınızı birbirinizin boynuna sıkıca dolayın ve ayak bileklerinden öne doğru eğilin. En formda olan kişi akıntıyı sırtlamalı ve ilk hareketi vermeli. Diğerleri de onun düşmesini engelleyecek şekilde destek olmalı. Bu, sığ ama hızlı akıntıda etkilidir. Sıra halinde de geçebilirsiniz. Örneğin kol kola girmiş üç kişiden en güçlü olanı akıntıya doğru ilerlerken diğerleri dengeyi sağlar. ORMAN GEÇMEK ZOR İŞOrmanlar böcekleri, zor yürüme şartları nedeniyle pek de cennet gibi yerler değildir. Önlemlerinizi almanız şart: Ormanda kolay kuruyabilen, hafif ve dayanıklı kıyafetler giyilmeli. Soğuk geceler için ince de olsa bir kazak şart. Sık bitkileri kesmek için bir palanız olsun. Böceğe karşı gömleğinizin kollarını asla kaplamayın. Ayrıca yüz, boyun ve ellerinize mutlaka böceksavar sürün. Yırtıcı hayvanlardan sıtma bulaşabileceği için mutlaka aşı olun ya da sıtma ilacı alın.
Doğada hayatta kalmanın yolları
dogada hotelVahşi Doğada hayatta kalmanın yolları
EDREMİT DERMAN KAPLICASI 
Edremit ilçesinin Bostancı köyündedir. Edremit-Ayvalık, Havran-Edremit yollarının kesiştiği yerdedir. Edremit’e 10km uzaklıktadır. Suyun sıcaklığı 56C’dir. Romatizma, artrit, kadın hastalıklarına iyi gelir. Konaklama imkanı vardır.
derman kaplıcasıderman kaplıcalarıedremit poliseviedremit polis evibodrum dermanaparttelofonlarıgüzelyurt köyü edremitekşidere dağ ılıcası kanarya evleriedremıt derman kaplıcaları telefon numarasıedremit polis evi tatıl içinEDREMİT OTEL DAVUTLAR
Eğlence ve Alış-Veriş Paris Turları 
Paris’te EğlenceParis gece dışarı çıkmak için asla saat geç değildir. Eğlencenin doruklarına çıkmak için Le Lido, Crazy Horse Saloon, Bal du Moulin Rouge ve Les Folies Bergere, Paris’in en ünlü kabereleridir. Bu kabereler düzenledikleri görkemli şovlarla adlarından oldukça söz ettirmektedir. Paris’teki Olympia, ünlü sanatçıların konser ve şovlarını sundukları dünyaca tanına bir konser salonudur. Opéra Garnier ve Opéra de la Bastille ise Paris’te opera keyfini yaşayabileceğiniz yerlerdir. Tiyatro severler için Théâtre du Chatelet, Comédie Française, Odéon – Théâtre de l’Europe, Théâtre de la Ville – Théâtre Sarah Bernarht, kentin başlıca tiyatro salonlarıdır.Opéra Garnier1, place de l’Opéra, 7500901 40 01 80 52 Opéra de la Bastille2bis, place de la Bastille, 7501201 40 01 80 52 Olympia28, blvd de Capucines, 7500908 92 68 33 68 Théâtre du Châtelet1 place du Châtelet, 7500101 40 28 28 40 La Comédie Française2, rue Richelieu, 7500108 25 10 16 80 Odéon – Théâtre de l’EuropePlace de l’Odéon, 7500601 44 85 40 40 Théâtre de la Ville – Théâtre Sarah Bernarht2 place du Châtelet, 7500101 48 87 54 42Tatilde bile spordan vazgeçmek istemeyenler içinse her zaman tenis, yüzme, paraşüt, squash gibi aktivitelere katılma imkanı vardır. Acıktığınızda ise Eyfel Kulesinin tepesindeki lüks restoranda romantik bir yemek ya da restoran Les Bains’in eğlenceli atmosferi arasında bir seçim yapabilirsiniz.Paris’te Alış-VerişParis’teyken yapılabilecek en zevkli şeylerden birisi de şüphesiz alışveriştir. Paris turları bir çok ünlü markanın bir arada bulunduğu büyük alış veriş merkezlerine sahiptir. Bu merkezlerde giyimden, ev eşyası, mefruşat, aksesuvar, takı, mücevher, kitap, parfüm, yiyecek, antika eşya ve mücevher ve mutfak gereçlerine kadar aradığınız herşeyi bulabilirsiniz. Bunların başında The rue d’Alésia gelir. Versace, Gucci gibi markaların birarada bulunduğu bu merkezde fiyatlar oldukça yüksektir. Bir diğer alışveriş merkezi de yedi yüz metre kare alanda kurulu olan Quai des Marques’dir. Ventilo, Manfield, Weston, Rodier markalarına ev sahipliği yapar. Bir diğer merkez olan Usines Center’da Ercuis, Allibert, Kenzo, Esprit gibi markaları bulabilirken, antika eşyalar için Le Louvre des Antiquaires’e bakabilirsiniz. Virgin Megastore Müzik ve sinema CD ve DVDlerini bulmak için mükemmeldir.The rue d’AlésiaAdres : Alésia , avenue du Maine sideQuai des MarquesAdres : 8, quai du Chatelier ,93450 L’lle Saint-DenisTel : 01.42.43.70.20Usines CenterAdres : 395 avenue du Général Leclerc-95130 FranconvilleTel : 01.34.13.93.74Le Louvre des AntiquairesAdres : 2, place du Palais Royal , 75001Tel : 01.42.97.27.10Virgin MegastoreAdres : 52-60, Champs-Elysées,75008
allibert izmir
Doğada hayatta kalmanın yolları 
BÖLGE DEĞERLENDİRMESİNİ İYİ YAPINDağlar: Üzerinde ağaç yetişmeyen dağlarda barınak bulmak zordur. Kayaların, kar ve buzların yamaçlardan yuvarlanma ve havanın ani değişme riski vardır. Ilıman iklimli ormanlık bölge: Ormanda ölü ağaçların üzerinize düşme tehlikesi vardır. Karşınızda yaban domuzu çıkabilir. Barınak kurmak için bol malzeme ve yiyecek bulabilirsiniz ama hareket imkanı zordur. Savana: Su bulunması çok önemlidir. Düzlük alanlarda otoburları avlayan yırtıcı hayvanlar tehlikeli olabilir. Sahil ve deniz: Denizi hafife almayın. Gelgit bölgelerinde düz kumluk alanlarda yol almak, iç bölgelerin kum tepeleri ve dağlık arazilerinden çok daha kolay olur.HAVAYI DEĞERLENDİRMEYİ BİLİNBulutlar ne kadar yüksekteyse hava o kadar güzel olacak ve ani değişim yaşanmayacak demektir. Fırtına bulutları genellikle yeryüzüne yakın mesafede büyük kümeler halinde hareket eder. Bulutlar yeryüzüne çok yaklaştığındaysa sis meydana gelir. Geceleri gökyüzünün kırmızı olması iyi havayı işaret eder. Şafak vaktinde gökyüzünün kırmızı bir renk olması havada çok fazla nem olduğunu gösterir. Güneş ışınları bulutlardan yansıyarak kırmızı rengi oluşturur. Bu, fırtınanın yaklaştığının habercidir. Hayvanlar bütün hava hareketlerine sebep olan hava basıncı değişimini hisseder. Bir fırtına ya da kar yaklaşıyorsa normalde yüksek irtifada yaşayan çoğu otçul hayvan, düzlüklere iner. Eğer yağış üzerinize doğru geliyorsa çevrenizdeki kozalaklar havadaki nemi emerek kapanır.PUSULANIZI KAYBETTİYSENİZ YENİSİNİ YAPINEğer demir içeren bir metal parçası serbest bırakılırsa kuzey-güney eksenini gösterene kadar sallanacaktır. Metal, Dünyanın manyetik alanından etkilendiği için ekseni bulur. Bundan yararlanarak kendi pusulanızı yapabilirsiniz. Bunun için: Bir iğneyi ipekten bir bez parçasına sürekli olarak aynı yöne doğru sürtün. Bu, statik elektrik yüklenmesine neden olur. Su dolu bir kapta uzun, yassı bir yaprak yüzdürün ve iğneyi üzerine yerleştirin. İğne, kuzey-güney eksenini gösterecektir. İğne durduğunda, diğer işaretlere (güneşin doğudan doğup batıdan batması, Kutup Yıldızı) bakarak kuzey yönünü belirleyin ve işaretleyin. Bundan sonra düzeneği pusula olarak kullanabilirsiniz.DEREDEN KOLAY GEÇMENİN YOLLARITek başınıza geniş bir dereden geçeceksiniz uzun bir sopa bulun. Sopayı önünüze dayayın ve ayaklarınızı çapraz yönde öne doğru hareket ettirerek ilerleyin. Ayaklarınızı sürüyerek kısa adımlar atın. Eğer birkaç kişiyseniz sudan birbirinize sarılarak geçebilirsiniz. Kollarınızı birbirinizin boynuna sıkıca dolayın ve ayak bileklerinden öne doğru eğilin. En formda olan kişi akıntıyı sırtlamalı ve ilk hareketi vermeli. Diğerleri de onun düşmesini engelleyecek şekilde destek olmalı. Bu, sığ ama hızlı akıntıda etkilidir. Sıra halinde de geçebilirsiniz. Örneğin kol kola girmiş üç kişiden en güçlü olanı akıntıya doğru ilerlerken diğerleri dengeyi sağlar. ORMAN GEÇMEK ZOR İŞOrmanlar böcekleri, zor yürüme şartları nedeniyle pek de cennet gibi yerler değildir. Önlemlerinizi almanız şart: Ormanda kolay kuruyabilen, hafif ve dayanıklı kıyafetler giyilmeli. Soğuk geceler için ince de olsa bir kazak şart. Sık bitkileri kesmek için bir palanız olsun. Böceğe karşı gömleğinizin kollarını asla kaplamayın. Ayrıca yüz, boyun ve ellerinize mutlaka böceksavar sürün. Yırtıcı hayvanlardan sıtma bulaşabileceği için mutlaka aşı olun ya da sıtma ilacı alın.
Doğada hayatta kalmanın yolları
Çifteler Hamamı (Çifteler) 
Kırkızbaşı köyünün yakınında Sakarya başındadır. Basit bir hamamı vardır. Sular dere oluşturacak kadar boldur. Sıcak doğal tatda kükürt kokuludur. Ağrılı hastalıklara iyi gelir
çifteler belgeseliciftelere nasıl gidilirçifteler otelılgın çifteler fiyatıılgın cifteler arası kaç kmeskişehir çifteler kaç kmçiftteller termal otelçifteler termal havuzcifteler köy konaklarıçifteler kaplıcaları
Dünya Tatilci sıralamasında 7.TÜRKİYE 
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, 2008 yılı rakamlarına bakıldığında gelen turist sayısı itibariyle Türkiye’nin dünyada 7. sırada, elde edilen gelir itibariyle de 9. sırada olduğunu söyledi.Bakan Günay AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yılın kriz yılı olması ve dünyada daralma yaşanmasına rağmen geçen yılın rakamlarını, oranlarını tutturmaya çalıştıklarını dile getirdi. Temmuz sonu itibariyle, geçen yıla göre Türkiye’ye gelen turist sayısında yüzde 1.1 oranında artış sağladıklarını ifade eden Günay, bunun Akdeniz turları çanağında en başarılı sonuç olduğunu belirtti. Yunanistan turları‘da, İspanya’da yüzde 5-8 arasında gerilemeler olduğunu vurgulayan Günay, Türkiye’nin bir anlamda ”gerilemeyi aşmış artışa geçmiş durumda” bulunduğunu bildirdi. Gelirde bir miktar düşüş olduğunun söylendiğini, bunun da doğal olduğunu anlatan Günay, kayda girmeyen gelirlerle birlikte yine de iyi bir gelir elde edileceğine inandıklarını belirtti.”TÜRK TURİZMİ DÜNYADA HIZLA BÜYÜYOR” Türk turizminin dünyada hızla büyüdüğüne dikkati çeken Kültür ve Turizm Bakanı Günay, sözlerini şöyle sürdürdü:”2008 rakamlarına bakıldığında gelen turist sayısı itibariyle dünyada 7. sırada, elde edilen gelir itibariyle de 9. sıradayız. Dünyada ilk 10 içindeyiz. Bir kaç yıl içinde ilk beş içine girmeyi hedefliyoruz. Kalıcı olmaya çalışıyoruz. 2010 yılında dünya bu krizi atlatabilirse, biz 30 milyonlara doğru yürüyüşe devam ederiz. Bu yıl 26-27 milyon civarında turist bekliyoruz. Krizi atalatabilirsek, 2010 yılı turist sayısı hedefimiz 30 milyon turisttir.İstanbul’a 2010 yılında 10 milyon turist gelmesi bekleniyor. Kriz olmasaydı 28-29 milyon rakamlarını görebilecektik. Kriz olduğu için en azından geriye gitmemeye, geçen yılı tekrar yakalamaya çalışıyoruz.Antalya daha çok Rusya, Ukrayna gibi soğuk ülkelerden gelenlerin rağbet gösterdiği bir yer. Rusya turları ve Ukrayna’da ciddi ekonomik sıkıntılar yaşandı. İsrail’den ciddi kayıp var. Buna karşılık İngilizler ve İskandinav ülkeleri iyi. Antalya turları bu yılı eksi 5 ile kapatacak ama Türkiye olarak artıdayız.” ”TANITIMA ÖNEM VERİYORUZ” Bakan Günay, Bakanlığın her yıl sonbaharda tanıtım ihalesini tamamladığını da hatırlatarak, tanıtım kampanyalarına erkenden başladıklarını bildirdi. İlanların internette çıkmaya başladığına dikkati çeken Günay, tanıtımda şeffaf bir sistem uygulamaya çalıştıklarını vurguladı. Günay, şöyle konuştu:”Tanıtıma, tüm turizm sektörünün bileşenleri katılıyor. Otelciler, yatırımcılar, seyahat acenteleri, Reklamcılar Derneği hepsi katılıyor. O yüzden başımız ağrımıyor. Sektörle birlikte karar veriyoruz. Mutabakat sağladığımız zaman karar veriyoruz. Geçmiş tarihimizin yanı sıra çağdaş yönümüzü de tanıtmaya çalışıyoruz.”Bu yıl tanıtım bütçesinde bazı sıkıntılar yaşadıklarına değinen Günay, avro ve dolar karşısında bütçenin küçülmesinin kendilerini sıkıntıya sevk ettiğini ama döner sermaye kaynaklarından 15 Milyon TL kadar destek aldıklarını bildirdi. Döner sermayeden para alımının ilk olduğunu vurgulayan Bakan Günay, döner sermayenin geçmiş yıllarda gelişigüzel kullanıldığını, şimdi ise kazılara ve yurt dışı tanıtıma destek verdiğini vurguladı.Maliye Bakanlığından da, ekonomik kurul toplantılarında 20 Milyon TL ek destek aldıklarını dile getiren Günay, bunun 10 milyonunun bu günlerde kullanılır hale geldiğini belirtti. Gelecek yıl da bu yılki gerçekleşen bütçe çerçevesinde Maliye Bakanlığından vaat aldıklarını anlatan Bakan Günay, ”Tanıtım bütçesini 2010 yılında da önümüzdeki yıllarda da geçen yılın altına düşürmeyeceğiz” dedi.Kültür ve Turizm Bakanlığının çeşitli ülkelerde bürolar açmaya çalıştığını da anlatan Bakan Ertuğrul Günay, Çin’de ikinci büroyu açmaya çalıştıklarını, yıllar önce kapanan Avustralya turları bürosunu yeniden açmak istediklerini, Brezilya turları‘da yeni bir büro açmayı planladıklarını, farklı, uzak menzillere ulaşan bir tanıtım yapmaya çalıştıklarını belirtti.FRANSA’DAN GELEN TURİST SAYISINDA ARTIŞ Bu yıl Fransa’da düzenlenen Türk yılı nedeniyle Fransa’dan gelen turist sayısında artış sağlandığına da işaret eden Günay, bu ülkeden Türkiye’ye gelen turist sayısının 1 milyona yaklaştığını söyledi.İskandinav ülkelerinden gelen turist sayısında ciddi artışlar olduğunu vurgulayan Günay, İsrail pazarında genel bir daralma görüldüğünü anlattı. İsrail halkının ekonomik hesapları dikkatli yapan bir millet olduğunu ifade eden Günay, ”İsrail halkı bize gelmiyorsa başka yere de gitmez. Çünkü İsrailliler için en güzel, en yakın ve en güvenilir ülke Türkiye’dir” diye konuştu. 2010 YILI JAPON YILI Gelecek yılın Türkiye’de ”Japon yılı” olarak kutlanacağını hatırlatan Bakan Günay, Japonların daha çok kültür mekanlarına, tarihi yerlere gittiklerini, daha çok alışveriş yaptıklarını belirterek, onları çok önemsediklerini söyledi.Japonların zarif, nazik, temiz insanlar olduğunu belirten Günay, Uzak Doğu’yu gelişmesi gereken bir pazar olarak gördüğünü bildirdi.Japonlarla bir müze çalışması gerçekleştirdiklerini, onların binaları, kendilerinin de teşhir tanzim çalışması yaptığını anlatan Günay, bu yılın sonunda teşhir ve tanzim çalışmalarını bitireceklerini belirtti. Gelecek yıl Japon yılı çerçevesinde Japon veliaht prensi, belki de imparatorunun gelebileceğini anlatan Günay, bunun Türkiye’nin tanıtımına çok büyük katkı sağlayacağını ifade etti.”KIŞ TURİZMİ KONUSUNDA GAYRETLİ OLMALIYIZ” Kültür ve Turizm Bakanı Günay, kış turizmi, termal, kongre, spa turizmini geliştirmeye çalıştıklarını bildirdi. Termal alanda master plan çalışması gerçekleştirildiğini, bu yıl sonunda turizm tahsisi yapacaklarını anlatan Günay, tahsislerin önümüzdeki aylarda açıklanacağını ve Türkiye’nin yeni turizm yatırımlarına kavuşmuş olacağını vurguladı.Kış aylarında çalışanlar ile ilgili KDV ve vergiler konusunun da ilgi alanlarında olduğunu belirtn Günay, şöyle konuştu: ”Ancak bunun cevabı, daha çok Maliye ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında veriliyor. Türkiye’de ciddi bir sosyal güvenlik açığı var. Yani 50 milyar dolarlık bir bütçe açığı sosyal güvenlik alanında sıkıntı yaratıyor. Sosyal güvenlik alanlarında yeni sorunlara yol açabileceği endişesiyle Maliye ve Sosyal Güvenlik, bizim bu teklifimize çok sıcak bakmıyor ama arkasını bırakmış değiliz. Kışın Antalya, yazın Uludağ turları‘daki tesisleri açık tutabilirsek, sektör olarak ücretini ödeyebilirse, devlet de primde kolaylık gösterirse, bunun devlete yük getirmeyeceğini kendi adıma düşünüyorum ama teknokrat arkadaşlar bizim gibi bakmıyorlar. Orada bir pazarlık ve tartışma süreci devam ediyor. Çalışırlarsa ekonomi canlanacak, insanlar işsiz kalmayacak, nitelikli eleman sıkıntısı olmayacak. Bir düzenleme yapılabilir. Bir formül bulunabilir. Bu işletmelerin kışın da açık olmasının ekonomiye bir yük değil, artı olduğu düşüncesini paylaşmak gerek.”Bakan Günay, turizm sektörüne bazı destekler sağlandığını da hatırlatarak, şunları dile getirdi:”Bu yıl Aralıktan itibaren bir kaç önemli toplantı yaptık ve önümüzü gördük. Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanı, kararnameyi imzaladı. 1 milyon dolar ve üzeri gelir getiren turizm işletmeleri ihracatçı sayılacak. Bu bizim yasamızda 20 yılı aşkın süredir kavram olarak varmış ama ilk defa şimdi işlerlik kazandı. Turizm sektörü bunu uzun zamandır talep ediyordu. Biraz zahmetli oldu ama bunu başardık. KDV iadesinden turizmcilerin yararlanamayacağı söyleniyor ama haksızlık edilmesin. Bu yılın ilk ayından itibaren konaklama sektöründe KDV yüzde 18′den yüzde 8′e indi. Haksızlık etmeyelim. Her şey sadece turizmciye verilmiyor. Ayrıca yabancı bayrak taşıyan yatlarımız var. Bunların ekonomiye katkısı olmuyordu. Şimdi bu sorun çözülüyor. Kararnameyi Bakanlar Kurulu’nda imzaladık. Artık yatlar da bizim ekonomimiz içinde değerlendirilecek.”Taşıma şirketlerin çok önemli olduğunun altını çizen Günay, konma-konaklama vergilerinin çok önemli olduğunu söyledi. Bakan Günay, konma ve konaklama vergilerinin bu dönemlerde yüzde 50′ye kadar indiğini, bu yıl yüzde 75′e kadar indireceklerini belirtti. Bu şekilde taşıma şirketlerine ciddi bir katkı sağlanacağına işaret eden Günay, enerji ve su desteğinin de süreceğini müjdeledi.TURİZMCİ KOBİ KAPSAMINA ALINMA TALEBİ Günay ayrıca, turizmcinin KOBİ kapsamına alınması taleplerinin olduğunu hatırlattı. Bu kararnamenin bir kaç bakanın imzasına kaldığını bildiren Günay, kararnamenin yakında Başbakan ve Cumhurbaşkanının onayına sunulacağını, böylece bütün işletmeler ve seyahat acentelerinin KOBİ desteğinden yararlanmış olacağını anlattı.”TURİZM YATIRIMINA TÜRKİYE’NİN İHTİYACI VAR” Türkiye’nin turizm yatırımlarına ihtiyacı olduğunun altını çizen Bakan Günay, sözlerini şöyle sürdürdü:”Turizm yatırımı çok verimli, karlı, geleceği olan bir yatırım alanı. Çok uzun vadeye yayılmadan geri dönüşümü sağlanıyor. Dünyadan ve Türkiye’den turizme yatırım gelecek ama binlerce yatağın bulunduğu tesisler değil, biraz daha butik, Türkiye’nin doğasını, yemek tadını, kültürünü, yaşam tarzını hissettirecek yeni bir konsepte ihtiyacımız var.25 yıldır kitle turizmine yönelik oteller yapılmış. Türkiye, çok sayıda insan getirmekten çok gelenden daha fazla gelir elde etmeye yönelik bir hedefe yönelmeli. Yeni bakış açımız bu. Biz elbette ki turist sayısını artırmayı isteriz ama gelenden daha fazla gelir etmeyi daha fazla isteriz. Türkiye’nin tüketim artığını temizlemek yerine doğasına sahip çıkmasını isteriz.Türkiye yükselen bir alan. Avrupa ve dünyada bunu görüyoruz. Avrupa’ya ve yakın çevreye imrenilecek bir örnek oluşturuyoruz. Bizim yatırımcılarımız Suriye, Bulgaristan, Azerbaycan, Türkmenistan, Hırvatistan, Romanya’da Rusya’da ya otellerin işletmesini alıyorlar ya da yatırım yapıyorlar. Türkiye artık turizmde, alt yapıdan otel yapımına kadar dünyada deneyimli bilgili bir ülke haline geliyor.”Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Karadeniz’de yakın zamana kadar ulaşım imkansızlığı bulunduğuna dikkati çekerken, Samsun’dan Trabzon’a gitmenin sorun olduğunu, bunun bile turizmin Karadeniz’de gelişmesi için bir sorun olduğunu hatırlattı. Bakan Günay, sözlerini şöyle tamamladı
en zengin tatil turları 
Satınalma Gücü Paritesi’ne (SGP) göre Avrupa’da, 37 ülke arasında en yüksek kişi başına gelir, Lüksemburg’da elde ediliyor. Ancak, ekonomik kriz nedeniyle, bu ülkede de SGP’ye göre kişi başına gelir, önceki yıla göre azalarak, geçen yıl, 267′den 253′e düştü.Türkiye’de ise SGP’ye göre kişi başına gelir, geçen yıl 44′ten 45′e çıktı. Türkiye, geçen yıl itibariyle GSP’ye göre kişi başına gelirde, Avrupa’daki 37 ülke arasında 32′inci oldu.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Satınalma Gücü Paritesiyle (SGP) Kişi Başına Gayrisafi Yurtiçi turları Hasıla (GSYH) 2008 yılı geçici tahminlerini açıkladı.EUROSTAT ve OECD işbirliğiyle yürütülen SGP çalışmaları temelindeki uluslararası karşılaştırmalara yönelik 2008 yılı geçici tahminlerine ilişkin karşılaştırmalarda, 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesi, 3 aday ülke (Türkiye, Hırvatistan turları ve Makedonya), 3 Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkesi (İsviçre, İzlanda ve Norveç) ile 4 Batı Balkan turları ülkesi (Arnavutluk, Bosna-Hersek, Karadağ ve Sırbistan) kapsanıyor.Verilere göre, 2008 yılı geçici tahminleri itibariyle kişi başına GSYH hacim endeksi en yüksek ülke 253 ile Lüksemburg, en düşük ülke ise 25 ile Arnavutluk. Avrupa’nın 37 ülkesi arasında, SGP’ye göre kişi başına GSYH açısından en ez zengin ülke ile en yoksul ülke arasında 9 kattan fazla fark bulunuyor.2008 yılı geçici verileri itibariyle, 27 AB ülkesinin GSYH ortalaması 100 kabul edildiğinde, Lüksemburg’da kişi başına GSYH, 253 ile AB ortalamasının 1,5 katı düzeyinde. Aynı yıl, kişi başına GSYH endeksi, Norveç turları‘te 190, İrlanda’da 140, isviçre turları‘de 141, Hollanda’da 135, Avusturya’da 123, isveç turları‘te 121 olarak hesaplandı.Aynı yıl, Arnavutluk, Bosna Hersek, Makedonya, Sırbistan, Bulgaristan, Karadağ, Romanya, Türkiye, Hırvatistan, Polonya, Letonya, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Litvanya, Macaristan, Malta, Portekiz, Slovenya, Slovakya’da kişi başına GSYH endeksi, AB ortalamasının altında kaldı.En düşük kişi başına GSYH endeksi 25 ile Arnavutluk’ta hesaplanırken, bunu 30 ile Bosna-Hersek, 32 ile Makedonya, 37 ile Sırbistan, 40 ile Bulgaristan, 46 ile Karadağ ve Romanya, 45 ile Türkiye izledi.Türkiye, SGP’ye göre kişi başına GSYH’de, 45 ile Arnavutluk (25), Bosna-Hersek (30), Makedonya (32), Sırbistan (37), Bulgaristan turları‘ı (40) geride bırakarak 32′inci oldu. Türkiye’yi 46 ile Karadağ ve Romanya izledi.Türkiye ile Lüksemburg arasında, GSP’ye göre kişi başına GSYH açısından 4 kattan fazla fark bulunuyor.Karşılaştırmalarda, SGP kullanılarak elde edilen kişi başına reel GSYH değerleri temel alınıyor
Gay tatilciler ucuza kaçmıyor 
Bundan birkaç yıl önce Kuşadası’na gelen gay gemisinin geri çevrildiğini ve Türk vatandaşı eşcinsellerin ayrımcılığamaruz kaldıkları yönündeki şikâyetlerini hatırlarsak, bir hayli şaşırtıcı bir açıklama bu.. Ya eşcinsellere yaklaşım sahil kesimlerinde gerçekten değişti ya da eşcinsel turistler heteroseksüel turistlerden daha çok para harcadığı için göstermelik bir misafirperverlik söz konusu. Türk toplumu eşcinsellere karşı saygılı mı? Kendi eşcinselimize ayrı turist eşcinsele ayrı muamele mi yapıyoruz?Attache Turizm ve Seyahat Acentesi Sahibi Harun Karadeniz:Gay turizmine çok yeni başladık, hemen binlerce eşcinseliTürkiye’ye getirmek zor tabii. Miami turları gibi Karayipler gibi bölgeleri yoğun olarak tercih ediyorlar, oralardan Türkiye’ye gelmelerini sağlamak için zamana ve özel çalışmalara ihtiyacımız var. Türkiye’de gay turistler hiçbir kötü muameleye maruz kalmıyor. Esnaf da son derece hoşgörülü çünkü para kazanmak istiyor. Sürekli likit birmüşteri kitlesi bu,İngilizden, Almandan kazanamayacağı paraları gay turistten kazanıyor esnaf. Çünkü gayler kaliteden ödün vermiyor, eğlenmeyi seviyor, para harcıyor. Her şey dahil oteller yerine butik otelleri tercih ediyorlar ki bu da gün içinde para harcamaları demek. Diğer müşteri 3 kadeh şarap içiyorsa gay müşteri 1-2 şişe içiyor, kaliteli yemek yiyor. Birkaç otelvar Bodrum’da gay turizmine açık olan ancak kapasitenin daha çok artması lazım ki müşteri artsın.Lambda İstanbul turları Gönüllüsü Özgür Azad:Eşcinseller ev bile bulamıyor, ‘gay alınmayacak’ kuralı koyan oteller varTURİZM bölgeleri ve turistik tesislerde, ticari kaygılar devreye girdiğinden durum değişiyor. Türkiye’de eşcinsellere tepki olumsuzdur. İki yüzlülüktür bu. 2000 yılında gay gemisi Kuşadası’na alınmamıştı. Şimdi bu sektördeki ciddi gelir görüldü. Hizmet konusunda da Türkiye’dekilere uygulama farklı. Bırakın tatili, ev bulamayan arkadaşlarımız var. Transseksüeller hemen her yerde hizmetten mahrum bırakılıyor, otel ya da lokantalara alınmıyorlar. Standart kadın-erkek kalıbına uymuyorsanız kötü muamele görüyorsunuz. Dernek olarak kültür merkezi için yer kiralamak istedik, çok zor bulduk. Taksim’de bile ‘gay alınmayacak’ kuralı koyan oteller var. Turistleri “Elin para koparılacak insanları” olarak gördükleri için iş değişiyor. Türkiye turizm sektöründe gelişmek istiyorsa öncelikle homofobik çalışanlarını eğitmeli. Turizmle ilgili okullarda eşcinsellerle alay edilmemesi gerektiği öğretilmeli. Bunun adı ayrımcılıktır çünkü…Gazeteci Murat Bardakçı:Eşcinsellere tarihimizde ayrım yapılmadıEŞCİNSELLERE karşı geçmişimizde ciddi bir ayrım yapılmamıştır. Hoş karşılanmış anlamına gelmez, tebessümle karşılanmışlardır.Ama tercihlerinden ötürü ciddi bir ayrıma uğramamışlardır. Ancak bazı eşcinsel grupların aktivist olmaya başlamalarından sonra toplumun davranışı tepkiye dönmüştür. Unutmayalım, Türkiye’de bugün ‘Sanat Güneşi’ unvanı verilen tek kişi Zeki Müren’dir.TÜRSAB Başkanı BAŞARAN ULUSOY:Allah’ın yarattığı kulu geri çevirmeyizBİZ turistin saçının rengine, giydiği kıyafete bakarak ayrım yapmayız. O ülke insanına hakaret olur. Mevlana kültüründen geliyoruz. Allah’ın yarattığı kulu geri çevirmeyiz. Öyle otelböyle otel diye veya öyle turizm-böyle turizm diye bir şey yoktur. Turizm turizmdir, otel oteldir. Ayrı ruhsatlı bir kesime hitap eden otel diye bir kavram yok bizde. 25 milyon insan ağırlıyoruz her yıl. Pasaporttan geçen her turist turisttir.Haberturk.com yazarı Pelin Batu:TURİST eşcinsellere çok iyi davranıyoruz ama kendi eşcinsellerimiz için durum çok farklı. İşten çıkarmalar, işyerinde taciz gibi olaylar had safhada. En son eşcinsel hakem meselesinde de yaşandı bu tartışmalar. Eşcinseller hiç kollanmıyor. Turist olanlar memnunsa bile, kendi vatandaşımız olan eşcinsellere nasıl davrandığımızı sorgulamamız lazım. Kadın eşcinseller konusunda her toplum iki yüzlüdür, erkek fantezisi kisvesi altına giriyor çünkü. Ama erkek eşcinselliği söz konusu olduğunda toplumumuzdaki homofobi had safhaya çıkıyor. Travesti ve transseksüel arkadaşlarım var, onlarınbaşlarına gelenleri de görüyorum, kimse itiraf edemese debirçok insan ilişki kuruyor. Sanıldığından fazla gizli eşcinsel nüfus olduğunu düşünüyorum. Bir kesim için hayat rahat ve Avrupai gibi ama genel aile yapısına da baktığımızda ensest ilişkinin fazla görüldüğü toplumlardan biriyiz. Cinselliğimiz sorunlu olduğu için eşcinsellere yaklaşımımız da sorunlu. Bu açıklama beni şaşırttı açıkçası..Kaos GL Gönüllüsü Barış Sulu:Eşcinsel turiste saygı ikiyüzlülük2000 senesinde içinde 800 gay yolcusu bulunan bir gemi Kuşadası turları Limanı’na yanaşmıştı ve yolcular Efes’e giderken yoldan çevrilip gemilerine dönmeleri istenmişti. O süreçte eşcinsellerin turizm sektöründeki harcamaları birilerininkulağına fısıldanmış olacak ki aynı turistler KaraköyLimanı’nda kırmızı halılar ve lokumlarla karşılandı. Bu sadece ikiyüzlülüktür. Birçok ülkede büyük kuruluşlar eşcinsellerle ilgili reklam kampanyaları düzenlemekte. Eşcinsel turistlerin harcama oranları heteroseksüellere göre daha fazla olduğu için bu kadar tantana. Amsterdam, Mikonos Adası, ibiza turları Adası,Barselona nasıl eşcinsel dostu kentler haline geldi bakmak lazım, öncelikle bu ülkelerdeki eşcinsellerin hakları heteroseksüellerin hakları ile eşitlenmeye çalışılıyor ve hatta neredeyse eşit. Ama Türkiye’de henüz yasalarda eşcinsellikle ilgili bir adım atılmış değil. Türkiye’de genel olarak “turist”e saygı vardır. Eşcinsel turiste saygılılarolarak ayırmak yanlış olur bu nedenle. ‘Turistler yeter kidöviz bıraksınlar, her şeylerini görmezden geliriz’ gibi bir yaklaşım mevcuttur. Yoksa Türkiye’de eşcinsellere ayrımcılık yapıldığını hergün medyadan takip ediyoruz
gey köyübodrum gay oteltürkiyedeki gaylergay otel türkiyeTÜRKİYEDE GAY OTELLERİharika gayleristanbul avrupa gay telefonlarıgay otellerturgutludaki gay arkadaşlarturgutluda travestiler